“Nedir bir gazeteciden beklentiniz?” diye sorsam…
Cevaplar elbette ikiye ayrılır…
Sıradan vatandaşlar “gerçekleri” anlatmasını beklerken bir gazeteciden, sıradan olmayan vatandaşlar; söz gelimi, sıradan olanlara göre bir nedenden daha özel olan insanlar “susmasını” bekleyebilirler gazetecilerden, zaman zaman…
Bizim susanla da, konuşanla da bir derdimiz yok.
Lakin konuşan, hele bir de evrakını, belgesini masaya vura vura konuşan…
Konuşabilen de ayrıdır gönlümüzde.
Çünkü biri konuşmalı!
Senin yerine konuşmalı mesela…
Benim yerime konuşmalı…
Anlatmalı biri, bildiklerini ve dinlemeli diğerleri…
Fikrini anlatmalı, varsa belgelerini sunmalı ve aydınlatmalı diğer herkesi.
Aydınlatmalı ki, zifiri karanlıktan istifade edemesin kötülük.
Gelelim Ayşemden Hanım’a…
Siz bu insana bakınca ne görüyorsunuz, bilemem…
Ama ben bakınca bir kadın görüyorum.
Tipik bir kadın!
Yavrusunun geleceğini düşünen, tek derdi onu güvenli ve huzurlu bir ortamda büyütmek olan ve bunun için mücadele eden bir kadın!
Bu yolda bildiği en iyi işi; kendi işini ve mesleğini icra eden, üstelik bunu da gayet iyi yapan bir kadın görüyorum!
Bir insan aynı zamanda.
Etten vücudunda kan gezen, soğukta titreyen, üzülen, ağlayan, seven, sevilen bir insan.
Ruhu, hayalleri olan bir insan…
Yaşamaya, herkes kadar hakkı olan bir insan görüyorum!
Ve bu insan diyor ki: “Ölümle tehdit ediliyorum!”…
İki gecedir, başım yastıkta huzursuzum.
Ayşemden Akın’ı düşünüyorum.
Gazeteci kimliği ile değil, kadın kimliği, anne kimliği, insan kimliği ile düşünüyorum onu…
Okul çağındaki minicik yavrusu geliyor gözümün önüne.
“Ayşemden” diyorum, güzel yavrusunu sevgi ile büyütebilmeli, saçlarını tarayabilmeli, öpüp koklayabilmeli yavrusunu.
İçim ürperiyor, başına bir şey gelirse diye.
Ey efendiler!
Çaresiz yardım isteyen bir insan evladına kayıtsız kalırsak, başımız dik yürüyebiliriz miyiz?
Soruyorum size!
Vicdanımız uyutur mu bizi?
Okşayabilir miyiz, gönül rahatlığıyla yavrumuzun başını.
Ona adaletten, insanlıktan, vicdandan bahsedebilir miyiz?
Söyleyin bana!
Politik nedenlerle aldığınız her susma kararına bir yere kadar eyvallah.
Lakin Ayşemden Akın’ı korumalısınız, efendiler!
Onun yaşam hakkıyla, ateşten bir top gibi elden ele atarak oyunlar oynayamazsınız!
Ayşemden Akın’ın güvenliğini ne pahasına olursa olsun sağlamalı, onu korumalısınız!
Korumalı ve bütün bir toplumun ruhunu rahatlatmalısınız!










