İnternet kullanımı arttıkça, dijital risklerle karşılaşma olasılığı da artıyor. Çocuklar ise bu risklere karşı daha savunmasız haldeler. Eğitimci ve yazar Dr. Feyyaz Öztop, dijital risklerin çocuklara zararlar verebileceğinibu yüzden de ebeveynlerin çocuklarıdijital risklerinden korumak için çaba göstermeleri gerektiğini ifade etti.

Dr. Öztop yaptığı açıklamalarda:
“İnternet, sunduğu birçok avantaj nedeniyle kullanıcılarının büyük ilgisini çekmektedir. İnternet bağlantısı, uzak yerleri yakınlaştırırken ve birçok görev ve etkinliğin kolayca gerçekleştirilmesini sağlayabilmektedir. İnternetin faydaları arasında bilgi edinme, başkalarıyla iletişim kurma veya etkileşimde bulunma, video ve müzik gibi multimedya öğelerine erişme ve bunları depolama sıralanabilir. Öte yandan, internet belirli riskleri de beraberinde getirebilmektedir. Özellikle çocuklar bu risklere karşı daha savunmasız olabilmektedir. Bu risklerden biri de siber zorbalıktır. Siber zorbalık, çevrimiçi ortamda başkalarını rahatsız etmek veya onlara zarar vermek olarak tanımlanabilir. Ayrıca, internetle ilişkili riskler arasında belirli suçlar da bulunabilmektedir. Siber suçlar olarak da bilinen bu suçlar, zararlı yazılımlar aracılığıyla bireylere veya kurumlara zarar verebilir. Siber suçlara örnek olarak sanal dolandırıcılık, uygunsuz durum ve içeriklerle karşılaşma, dijital ortamda biri hakkında yanlış/hatalı bilgi paylaşma ve yasa dışı kumar oynama verilebilir. Çevrimiçi ortamda ortaya çıkan riskler, bireylere ve ailelerine çeşitli şekillerde zarar verebilir. Bu tür durumlar bireye psikolojik, sosyal ve ekonomik açıdanolumsuz etkilereyol açabilir. Çocuklar için isedaha ciddi anlamda sonuçlara yol açabilir. Çocukların zarar görmemesi için onları dijital risklerden korumak için atılacak adımlar önemlidir. Bu konuda en önemli sorumluluk ebeveynlere düşmektedir.
Ebeveynler çocukları dijital risklerden korumak içinöncelikle dijital dünyanın olumlu ve olumsuz yönlerinin farkında olmalıdır. Dijital cihazların kullanımında zaman ve içerik konularına dikkat edebilirler. Örneğin gerektiği zaman kullanılması konusunda farkındalık sahibi olabilirler. İçerik açısından ise güvenli internet bağlantıları kullanmak, aktiviteler için güvenli web siteleri ve uygulamalar kullanmak, tanınmayan uygulama ve kişilerin kendi dosyalarına erişmesine izni vermemek, kişisel dosya ve bilgileri halka açık yerlerde paylaşmamak, karşılaştıkları reklamlara tıklamamak, tanımadıkları kişilerden gelen mesajları kabul etmemek, tanımadığı kişilerle çevrimiçi uygulamaları kullanmamak veyaçevrimiçi oyunlar oynamamak gibi birçok konuya dikkat edebilirler. Aynı zamanda anne babalar bu konuları kendi davranışlarını da yansıtmalılar ve çocuklarına iyi örnek olmalıdırlar. Hatta diğer aile üyeleriyle bir işbirliği yapabilirler. Ailenin iş birliği yaparak iyi örnek olması daha da faydalı olacaktır.
Ek olarak anne babalarbu konularda uygun bir dil ve üslup kullanarak çocuklarına rehberlik etmeli, kurallar koymalı ve kuralların uyulup uyulmadığını denetlemeliler. Bu noktada çocuklarını mağduriyet ve etik konular hakkında bilgilendirmelidirler. Aileler ayrıca çocuklarının çevrimiçi ortamda başkalarını rahatsız etmesini, çevrimiçi suç teşkil edebilecek söz veya davranışlarda bulunmasını engellemeli ve çocuklarının bu konularda sorumluluk sahibi almasını sağlamalıdır. Ayrıca ebeveynler çocuklarını İnternet’in oluşturduğu risklerden korumak için bazı teknik önlemler alabilirler. İnternet şirketlerinin hazırladığı çocuk dostu paketlerden yararlanabilirler. Bu şekilde tehlikeli sitelere erişim doğrudan engellenir.
Son bir konuya değinmek istiyorum: İnternet’in her şey olmadığını çocuklarımıza anlatalım, bu yüzden yapılacak tüm işleri dijital olarak değil, fiziksel olarak yapmaya teşvik edelim. Örneğin çocuklarımız en küçük matematiksel hesaplamaları yapmak için dahi kalem ve kâğıt kullanmak istemiyor ve bunun yerine bu işlemleri dijital cihazlarla yapmak isteyebiliyor. Fiziksel olarak yapılan birçok işin bilişsel, psikolojik,sosyal ve bedensel açıdan daha faydalı olduğunu çocuklarımıza hatırlatalım.










