Zenginler şişmandır. Yanakları al al, kemikleri kalın, kas yapıları güçlüdür. Çünkü yalnızca kendi karınlarını değil, başkalarının açlığını da yiyerek doyarlar. Her lokmalarında bir çocuğun okula aç gitmiş sabahı, her tatlılarında başka bir annenin kendi yemeğini çocuğuna bırakışındaki sessizlik vardır.
Asgari ücretle yaşayan insanlar günlerini bölerek yaşar: Sabah kahvaltı yoksa öğlen daha erken gelir. Akşam yemeği için kalan ekmekle idare ediliyorsa, sabah erkenden karnı tokmuş gibi çıkılır evden. Gün ortasında cebinde taşıdığı üç beş kuruşla marketin en ucuzuna yönelir; o da genellikle en boş kaloridir: Şeker, un, yağ. Vitamin değil, yaşamak için gereken en ucuz yakıt.
Bir asgari ücretlinin çocuğu, büyüme çağında kemiklerini besleyemez. Çantasına konulan peynir ekmekle, kantinde satılan hamburger arasında seçim yapamaz çünkü cebinde kantine uğramaya yetecek para yoktur. O çocuk, okulda dinlediği dersten çok, arkadaşının yediğine takılır gözleri. Eve dönünce ders değil, yokluk büyür zihninde. Gözleri kararırken süt değil, hayal eksikliğidir onu zayıf kılan.
Oysa zengin çocukları spor salonlarına gitmeden bile güçlüdür. Çünkü protein eksikleri yoktur. Çünkü gelişimlerine hiçbir ekonomik kırılma gölge düşürmemiştir. Doğduklarında ellerine tutuşturulan organik mama kavanozlarıyla, taze meyve püreleriyle, takviye vitaminlerle hayat onlara doğrudan kas ve beyin olur. Diğerlerinin çocukları ise o takviyeleri sadece televizyondaki reklamlarda görür.
Zenginler şişmandır çünkü asgari ücretliler zayıftır. Birinin tabaklarındaki fazlalık, diğerinin boş dolabına denk gelir. Birinin markette sepete attığı ürünler, diğerinin sadece uzaktan bakıp geçebileceği “lüks”tür. Biri salatalı, proteinli, lifli öğünler tüketir; öteki sabah kahvesini şekerli suyla ikame eder. Eğitimde, sağlıkta, beslenmede her tercih zengine güç, yoksula ise eksiklik katar.
Ve tüm bu farklar sadece karın çevresinde değil; ruhların derininde, yüz hatlarında, umutların miktarında birikir. Biri çocuğunu özel okula yazdırıp diyetisyenle büyütür, diğeri devlet okulunun zayıf kantininde büyümenin utancını yaşatır.
Zenginler şişmandır çünkü yoksulluk zayıflatır. Ama mesele yalnızca beden değildir. Mesele, toplumun bir yarısının göbeği doyarken, diğer yarısının ruhunun aç kalmasıdır.










