Ana SayfaYazarlarElif EvrenselSahipler ve Köleler

Sahipler ve Köleler

Biz unutmadık, sen de unutma: 22 Eylül 2022’de, Kıbrıs Türk Ticaret Odası Başkanı Turgay Deniz’in ağzından şu sözler dökülmüştü: “Yabancı işçiler toplumda dolaşmasın istiyorsanız, alın bir arazi, çevirin tel örgüyle, yemeklerini verin, dışarı çıkmasınlar.”

spot_imgspot_img
spot_imgspot_imgspot_imgspot_img
spot_imgspot_imgspot_imgspot_img
spot_imgspot_imgspot_imgspot_img
spot_imgspot_imgspot_imgspot_img
spot_img
spot_img
spot_img
spot_imgspot_imgspot_imgspot_img

Biz unutmadık, sen de unutma.
22 Eylül 2022’de, Kıbrıs Türk Ticaret Odası Başkanı Turgay Deniz’in ağzından şu sözler dökülmüştü:

“Yabancı işçiler toplumda dolaşmasın istiyorsanız, alın bir arazi, çevirin tel örgüyle, yemeklerini verin, dışarı çıkmasınlar.”

O gün o sözler bir kesim tarafından “ironi” sanıldı. Ama bugün taşlar yerine oturuyor. Gün geçtikçe o fikirlerin ironi olmadığını ve açık bir sınıf beyanı olduğunu daha net anlıyoruz. Bugün geldiğimiz noktada bu bakış açısı; yalnızca göçmen emeğine değil, bu ülkenin kendi asgari ücretlisine de aynı gözle baktığını ispatlamış durumda.

Ve şimdi…
Ticaret Odası adıyla basına servis edilen son açıklama da aynı zihniyetin devamı niteliğinde. Asgari ücrete yapılması gereken zamma karşı çıkan bu açıklama, bırakın toplumla dayanışmayı, toplumla Oda arasına aşılması güç bir uçurum daha kazdı.

Bu açıklamayla birlikte:
Oda, “üyesi olan” binlerce küçük işletmeyi değil, sadece ayrıcalıklı bir avuç büyük sermayedarı temsil ettiğini bir kez daha gösterdi.

Asgari ücretlilerin Oda’ya olan güveni yerle bir edildi.
Üye işletmelerle çalışan emekçiler arasındaki bağ koptu.
Ve en önemlisi, Kıbrıs Türk Ticaret Odası’nın meşruiyeti sorgulanır hale geldi.
Bütün bu yıkımın mimarı ise yine aynı isim: Turgay Deniz.

Turgay Deniz’in yalnızca asgari ücret konusundaki değil, genel siyasi duruşu da yapıcı olmaktan uzak. Oda’nın başında geçirdiği her yıl, toplumsal faydadan bir tuğla daha söküyor. Ekonomik kriz derinleşirken o, sosyal dengeyi savunmak yerine, küçük esnafı kalkan ederek patronaj sistemine arka çıkmayı tercih ediyor.
Bu ülkenin en kırılgan kesimlerine karşı bu kadar duyarsız, bu kadar dışlayıcı ve bu kadar kibirli bir tutum, sadece bireysel bir aymazlık değil; kurumsal bir utançtır.

Bu bağlamda Turgay Deniz’in söylemleri, sadece siyasi olarak değil, ahlaki olarak da kabul edilemezdir.
Odaya verdiği zararı ve halkla arasına ördüğü mesafeyi görmezden gelemeyiz.
Sadece emekçiler değil, üyeleri de bu yaklaşımı hak etmiyor.

Bu yüzden Turgay Deniz’i açık bir dille kınıyoruz!

Bu ülkenin sırtında taş gibi duran milyonlarca emekçinin emeğini, onurunu ve geleceğini pervasızca küçümseyen bir yaklaşım, bu toplumda kendine yer bulamaz.
Bulmamalı!

Bu yazı, kamuya mal olmuş bir kişinin kamusal söylem ve tutumlarına yönelik eleştiri niteliğindedir. Hakaret kastı yoktur.

İLGİLİ HABERLER

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

POPÜLER HABERLER

En Son Yorumlar