Serkan Soyalan
Gerçeğin ve Acının Dili
Şiir, insanın en derin yalnızlıklarında kendine açtığı bir penceredir.
Kimi zaman bir uçurumun kıyısında durup aşağıya bakmak, kimi zaman da o uçurumun içinden gökyüzünü aramaktır. Çünkü insan, hayatın gürültüsü içinde kaybettiği sesini çoğu zaman şiirde bulur.
Acılarını, özlemlerini, kırgınlıklarını, kavgalarını ve umutlarını sözcüklere emanet eder.
Bugün şiirin rafların en arka sıralarına itilmiş olması, onun değerini azaltmaz; aksine, şiire her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyduğumuzun göstergesidir.
Zira şiir yalnızca bir edebiyat türü değil, insanın gerçekle kurduğu en sahici bağlardan biridir.
***
Bu aralar elimde Jale Sinar’ın “Bir Yanım Uçurum” (Detay Yayınları, 1999) kitabı elimde.
Sinar kitabında şiiri şu satırlarla anlatıyor:
“Geleneğimize göre kitabın yeri başımızın üstü, ama gel gör ki, okunabilmesi için ayağa da düşmesine razıyım. Ayağa düşüyor da okunuyor mu? Ne gezer… Kışın yağmuru, çamuru, yazın güneşi, tozuyla baş ettikten sonra yine de umudunu kesmez, parasını sayıp kendini alacak kişiyi bekler… Bu bekleyişte şiir kitaplarının yerinin en gerilerde olduğunu söylemekle her halde ona haksızlık etmiş olmam.
Gerçek acıdır şiir de çoğu kez acı söyler. Belki de gerçekten olduğu kadar şiirden kaçışımız bundandır!..
Gerçekten yani şiirden kaçarken gözyaşımızı sileceğimiz çevremizi sırtımızı dayayacağımız dağlarımızı ve de özgürlüğümüzü kaybedeceğimizin farkında mıyız?
***
Aslında bilmenin, öğrenmenin yaşamanın gizli anahtarıdır şiir. Sözcüklerin boyutlandığı, dalgalandığı dizelerder… Matematiğin eksisi, artısı, denklemi sözcüklerle yapılmıştır şiirde. Şiiri bilen şiirdeki sözcüklerin gizini çözen matematiği de çözer. Şiirin dost eli her bilime, her nesneye her kavrama uzanır. Döşeğini zamanlar üstüne kurar. Bir gözü açık mı uyur ne?… Sıradan bir hıçkırığı bile kaydeder… Hesap sorar… Olup bitenlerden. Her şeye tanıktır. Tarihin çocuğudur o.
***
İnsan şiirsiz nasıl durur?.. Neden ve sonuç ilişkisidir şiir…
Toplum damarının patlama noktasıdır. Zamanın uyanık çocuğudur.
Şiirin işi kimyadır. Fotosentezinin karbondioksiti ‘acı’dır. ‘Acı’yı içinde arıtana değin çok acı çeker!..
Zamanı kavramasıyla, fotosenteziyle, hücre yenilemesiyle, yer çekimiyle, ezgisiyle, renkleriyle, bütün bilimleriyle içiçedir şiir.”










