Ana SayfaYazarlarElif EvrenselEzgilerin Yıktığı Düşmanlıklar

Ezgilerin Yıktığı Düşmanlıklar

Bir ezgi bazen yıllarca taşınan düşmanlık öğretilerini bir anda yerle bir edebilir.

spot_imgspot_img
spot_imgspot_imgspot_imgspot_img
spot_imgspot_imgspot_imgspot_img
spot_imgspot_imgspot_imgspot_img
spot_imgspot_imgspot_imgspot_img
spot_img
spot_img
spot_img
spot_imgspot_imgspot_imgspot_img

Bir ezgi bazen yıllarca taşınan düşmanlık öğretilerini bir anda yerle bir edebilir.

Hafta sonu internette gezinirken karşıma çıkan bir halk dansı videosuyla sarsıldım. Ezgiler oldukça tanıdıktı; notalar yoğun duygularla kulaklarıma doldu, gözlerim sahnede dans eden bedenlere kilitlendi. Melodiler bana yakın geliyordu fakat şaşkınlıkla izlediğim dans figürleri yabancıydı. Merak edip sayfayı incelediğimde, bu videonun Ermeni bir sanat grubuna ait olduğunu gördüm. Ben ise soğuk savaşın gölgesinde Azerbaycan’dan İran’a, oradan Kars’a savrulmuş bir neslin torunuyum. Çocukluğumdan beri belleğime kazınan düşman imgesinin karşısında duruyordum. Hepimiz aynı acıları sırtımızda taşırken bize birbirimizin düşmanı olduğumuz anlatılmıştı. Fakat o an, onlarla aynı yoğun hisleri paylaştığımı gördüm.

Yıllarca süren öğretiler insanı öylesine şekillendiriyor ki, bir melodide kendini bulduğunda şaşkına dönüyorsun. Çünkü düşman bildiğinin ezgisi, aslında senin de yüreğinde yankılanıyor.

Savaşları kim başlatıyor? Bizi “Türk”, “Ermeni”, “Rum”, “Arap”, “Kürt” diye bölen, aynı toprakların insanlarını birbirine düşman eden kim? Halklar mı, yoksa halkların kaderiyle oynayan iktidarlar mı? Birileri bu ayrılıkların üzerinden güç devşirirken, bize birbirimizin acısını düşmanlık bellemesi düştü.

Bugün liderler el sıkışıp, sanki yaşanan onca acı hiç olmamış gibi barış ilan edebiliyor. Ama çocukluğumuza kazınan düşmanlıkların hafızası kolay silinmiyor. Buna rağmen içimdeki müzik bana gerçeği hatırlatıyor: Biz birbirimizin düşmanı değiliz, biz aynı acının farklı dillerdeki anlatıcılarıyız.

Tam da burada sanatın önemi ortaya çıkıyor. Çünkü sanat, siyasetin, ideolojinin, propagandanın ötesinde, insanın kalbine seslenir. Bir ezgi duyduğunda, bir dans izlediğinde, milliyetçi öğretilerin sınırları çözülüverir. Sanat, ortak acıları ve sevinçleri görünür kılar; halkların düşman değil kardeş olduğunu hatırlatır. Tarihin acımasız elleriyle ayrı düşmüş toplumlar, sanat aracılığıyla yeniden birbirinin aynasında kendini görebilir.

Ve işte bu yüzden, BERD Dance Ensemble’a kalpten bir teşekkür borçluyum. Onların ezgileri bana yalnızca kendi geçmişimi değil, sanatın evrensel gücüyle ortak acılarımızın güzelliğe dönüşebileceğini hatırlattı. Halkların arasına örülmüş yapay duvarları aşarak kalbime dokundukları için, tüm kalbimle onları tebrik ediyorum.

İLGİLİ HABERLER

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

POPÜLER HABERLER

En Son Yorumlar