Bağımsızlık Yolu Dış İlişkiler Sekreteri Umut Ersoy, Genç TV’de Elif Evrensel’in sunduğu Diğerleri programında yabancı emek gücü politikalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Ersoy, üçüncü ülke yurttaşlarının ucuz iş gücü modeliyle sisteme dahil edildiğini, kayıt dışılık, güvencesizlik ve hak kayıplarının yapısal hale geldiğini söyledi.
Bağımsızlık Yolu Dış İlişkiler Sekreteri Umut Ersoy, Genç TV’de Elif Evrensel’in sunduğu Diğerleri programında yaptığı açıklamada, yabancı emek gücünün özellikle son yıllarda sistematik biçimde ucuz iş gücü modeli üzerinden ülkeye dahil edildiğini belirtti. Ersoy, geçmişte Türkiye’den gelen iş gücünün benzer koşullarda kullanıldığını, son yıllarda ise bu yapının daha çok üçüncü ülke yurttaşları üzerinden sürdürüldüğünü söyledi.
“Patronun ihtiyacı en ucuz işçidir”
Ersoy, mevcut yapının temelinde emek maliyetlerini düşürme hedefi bulunduğunu ifade ederek, işverenlerin daha düşük maliyetle daha fazla kar elde etme amacıyla hareket ettiğini kaydetti. Yabancı işçilerin ucuz, güvencesiz ve daha kolay yönlendirilebilir bir iş gücü olarak görüldüğünü söyleyen Ersoy, bu yapının emek sömürüsünü derinleştirdiğini belirtti.
Dil bilmeyen ve yalnızlaştırılan işçiler daha kırılgan hale geliyor
Yabancı işçilerin dil bilmeden, yasal haklarını öğrenemeden ve sosyal destek mekanizmalarından uzak şekilde çalıştırıldığını ifade eden Ersoy, bu durumun işçileri daha savunmasız hale getirdiğini söyledi. Ersoy, aile desteğinden, sosyal çevreden ve dayanışma ağlarından uzak bırakılan işçilerin daha kolay sömürüldüğünü dile getirdi.
Aracı şirketler üzerinden işçi temini yapılıyor
Ersoy, yabancı işçilerin doğrudan bireysel tercihle değil, aracı şirketler ve bağlantılı yapılar üzerinden ülkeye getirildiğini söyledi. Bu kişilere yüksek ücret, iyi yaşam koşulları ve çeşitli imkanlar vaat edildiğini belirten Ersoy, işçilerin ülkeye geldikten sonra çoğu zaman farklı koşullarla karşı karşıya kaldığını ifade etti.
Kayıt dışılık ve güvencesizlik yapısal hale geldi
Yabancı emek gücüyle ilgili temel sorunlardan birinin kayıt dışılık olduğunu kaydeden Ersoy, kayıt dışı çalıştırmanın sadece denetim eksikliğinden değil, sistemin işleyişinden kaynaklandığını söyledi. Ersoy, işçilerin kayıt dışına itilmesiyle hem daha düşük maliyetle çalıştırıldığını hem de daha kolay kontrol edildiğini belirtti.
Sendikalaşma hakkı var, fiili baskı sürüyor
Yabancı işçilerin sendikaya üye olmasının önünde yasal bir engel bulunmadığını belirten Ersoy, buna karşın fiili baskının sürdüğünü söyledi. Yabancı işçilerin sendikalaşmaları halinde sınır dışı edilecekleri ya da işten çıkarılacakları yönünde korkutulduğunu ifade eden Ersoy, bunun hukuki değil fiili bir baskı mekanizması olduğunu kaydetti.
Hak kayıpları yalnızca yabancılarla sınırlı değil
Ersoy, yabancı emek gücü üzerinden başlayan hak kayıplarının yalnızca üçüncü ülke yurttaşlarını ilgilendirmediğini söyledi. Kamu emekçileri, özel sektör çalışanları ve yabancı işçilerin haklarının birbirine bağlı olduğunu belirten Ersoy, bir kesimde başlayan hak kaybının zamanla diğer kesimlere de yayıldığını ifade etti.
Yabancı düşmanlığı emekçileri birbirinden uzaklaştırıyor
Programda yabancı işçilere yönelik toplumsal tepkinin de değerlendirildiğini belirten Ersoy, yabancı düşmanlığının emekçiler arasındaki dayanışmayı zayıflattığını söyledi. Ersoy, ekonomik ve sosyal sorunların kaynağının yabancı işçiler değil, mevcut emek ve istihdam politikaları olduğunu ifade etti.










