Bağımsızlık Yolu Mali Sekreteri Münür Rahvancıoğlu, Genç TV’de yayınlanan “Diğerleri” programında Sosyal Güvenlik Yasası’nda yapılmak istenen değişiklikleri ve 30 Ocak kararnamesini sert sözlerle eleştirdi. Rahvancıoğlu, iş kazası geçiren emekçilerin protez ve tıbbi destek haklarının ortadan kaldırılmasının “görülmemiş bir vahşet” olacağını söyledi.
Genç TV ekranlarında Elif Evrensel’in sunduğu “Diğerleri” programına konuk olan Rahvancıoğlu, çalışma hayatına ilişkin son düzenlemelerin emekçiler açısından ciddi hak kayıplarına yol açabileceğini savundu. Programda özellikle Sosyal Güvenlik Yasası’nda yapılmak istenen değişiklikler, iş kazası mağdurlarının hakları ve 30 Ocak kararnamesinin ekonomik etkileri ele alındı.
İş kazalarında protez hakkının kaldırılması tartışması
Rahvancıoğlu’nun en sert eleştirisi, iş kazası geçiren çalışanlara sağlanan protez ve tıbbi araç gereç desteğinin kaldırılmasına yönelik düzenleme iddiasına oldu.
Mevcut uygulamada iş kazası sonucu protez kullanmak zorunda kalan çalışanların protezlerinin yenilenmesi, bakımının yapılması ve onarılması gibi ihtiyaçlarının sosyal güvenlik sistemi tarafından karşılanabildiğini belirten Rahvancıoğlu, yeni düzenlemenin bu hakları ortadan kaldırabileceğini ileri sürdü.
Rahvancıoğlu bu durumu “iş kazalarında görülmemiş bir vahşet” olarak nitelendirdi.
Ayrıca söz konusu düzenlemenin yalnızca yabancı uyruklu çalışanları değil, KKTC vatandaşlarını da kapsayabileceğini söyledi. Özellikle KIB-TEK gibi yüksek riskli işlerde çalışan emekçilerin de bu düzenlemeden etkilenebileceğini vurguladı.
İş kazalarında rapor ödemelerine 6 ay sınırı iddiası
Programda gündeme gelen bir diğer önemli başlık ise iş kazalarında iş göremezlik raporlarına getirileceği iddia edilen süre sınırı oldu.
Rahvancıoğlu, mevcut yasada iş kazalarına bağlı rapor ödemelerinde belirli bir süre sınırı bulunmadığını belirterek, yeni düzenlemeyle 6 aydan uzun süren iş göremezlik durumlarında sigorta ödemelerinin durdurulabileceğini öne sürdü.
Bu düzenlemenin özellikle uzun süreli tedavi gerektiren ağır iş kazalarında mağduriyeti artırabileceğini savundu.
“Meclisi dolandırma girişimi” eleştirisi
Rahvancıoğlu, Çalışma Bakanlığı’nın yasa değişikliklerini hazırlama yöntemini de sert sözlerle eleştirdi.
Yasa tasarılarının genel gerekçe bölümlerinde yapılan köklü değişikliklerin sosyoekonomik nedenlerine dair yeterli açıklama bulunmadığını belirten Rahvancıoğlu, bazı maddelerin gerekçelerde açıkça belirtilmeden tasarıya eklendiğini savundu.
Bu yöntemi “meclisi dolandırırcasına yapılan bir düzenleme” olarak nitelendirdi.
30 Ocak kararnamesi ve üçüncü uyruklu çalışanlar
Programda ayrıca 30 Ocak’ta yürürlüğe giren kararname de tartışıldı.
Rahvancıoğlu, kararnameyle özellikle KKTC ve Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmayan üçüncü uyruklu çalışanlara yönelik sigorta kesintilerinin artırıldığını söyledi.
Verdiği bilgilere göre:
- İşçi sigorta prim kesintisi yüzde 8,25’ten yüzde 13’e çıkarıldı.
- Asgari ücret üzerinden yapılan hesaplamaya göre maaşlardan yapılan kesinti yaklaşık 2.880 TL arttı.
- Devletin bu çalışanlar için ödediği katkı payı yüzde 6’dan yüzde 1,25’e düşürüldü.
Rahvancıoğlu, bu düzenlemelerle devletin yıllık yaklaşık 2 milyar 764 milyon TL tasarruf etmeyi hedeflediğini ileri sürdü.
| Uygulama Başlığı | KKTC ve TC Vatandaşları | Üçüncü Ülke Vatandaşları (Yeni Düzenleme) |
Sistemsel “Kırılma” Notu |
| Sigorta İşçi Payı | %9 (KKTC) – %8.25 (TC) | %13 +1 | İşçiden yapılan kesinti yaklaşık %60 oranında artırıldı.+1 |
| Devlet Katkısı | %6 +1 | %1.25 |
Devlet, kendi yükümlülüğünü işçinin sırtına yıkarak çekildi.+2 |
| Net Maaş Etkisi | Değişim Yok | -2.880 TL (Aylık Kayıp) +1 |
Asgari ücretli bir emekçinin cebinden doğrudan yapılan gasp. |
| Evlilik Yardımı | Her yerde geçerli | Yurt dışında evlenirse ÖDENMEZ | Devlet, kimin nerede evleneceğine müdahale eder hale geldi.+1 |
| Doğum/Emzirme Yardımı | Her yerde geçerli | Yurt dışında doğurursa ÖDENMEZ +1 |
Prim yatıran işçinin en temel sosyal hakkı elinden alındı.+1 |
| İşsizlik Sigortası | Kapsam dahilinde | Kapsam DIŞI +1 |
En yüksek primi ödeyen işçi, en temel riskten mahrum bırakıldı. |
| Devletin Mali Kazancı | – | Yıllık 2.76 Milyar TL |
Devlet, bütçesini emekçinin hakkını keserek rahatlattı.+1 |
“Sihirli formül” tartışması ve siyasi eleştiriler
Rahvancıoğlu, üçüncü uyruklu çalışanların haklarını sınırlayan uygulamaların geçmişine de değindi.
Bugün eleştirilen “sihirli formül” olarak bilinen hukuki düzenlemenin ilk kez 2007-2008 yıllarında gündeme geldiğini belirten Rahvancıoğlu, bu düzenlemenin dönemin Çalışma Bakanı Sonay Adem döneminde yazıldığını söyledi.
Rahvancıoğlu ayrıca Meclis’teki siyasi partilerin profesyonel ekipleri olmasına rağmen bu tür hak kayıplarına yeterince tepki göstermediğini savundu. Bunun nedeninin ise üçüncü uyruklu çalışanların seçimlerde oy kullanamaması olduğunu ileri sürdü.
“Çalışma hayatında hak kayıpları büyüyor”
Programın sonunda Rahvancıoğlu, çalışma hayatına ilişkin düzenlemelerin toplumsal tartışma yürütülmeden ve yeterli şeffaflık sağlanmadan yapılmaması gerektiğini söyledi.
Rahvancıoğlu, iş kazası mağdurlarının haklarının korunmasının sosyal devletin temel sorumluluklarından biri olduğunu belirterek, emekçilerin haklarını daraltan düzenlemelerin yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini ifade etti.
Bağımsızlık Yolu’nun “Kurtuluş Reçetesi”
Rahvancıoğlu programda yalnızca eleştirilerde bulunmadı; çalışma hayatına ilişkin çeşitli reform önerilerini de paylaştı. “Bağımsızlık Yolu Kurtuluş Reçetesi” olarak tanımlanan öneriler arasında çalışma saatlerinin denetlenmesi, kayıt dışı istihdamla mücadele ve işçilerin sosyal haklarının genişletilmesi yer aldı.
Çipli işçi kartı sistemi
Rahvancıoğlu’nun önerilerinden biri çalışma saatlerinin dijital olarak denetlenmesini sağlayacak “çipli işçi kartı sistemi” oldu.
Bu modele göre:
- Tüm işçilere çipli kart veya mobil uygulama üzerinden giriş sistemi sağlanacak.
- İşçinin işe giriş ve çıkış verileri eş zamanlı olarak hem işveren hem de Çalışma Bakanlığı veri tabanına aktarılacak.
- Böylece 8 saati aşan tüm çalışmalar otomatik olarak “ek mesai” olarak kaydedilecek.
Rahvancıoğlu özellikle paket servis çalışanlarının bu sistemle daha iyi korunabileceğini belirterek, motorlu kuryelerin teslimat baskısı altında çalıştırılmasının da denetlenebileceğini ifade etti.
Kayıt dışı çalıştıran patrona 1 yıl zorunluluk
Programda önerilen bir diğer model ise kayıt dışı istihdamla mücadeleye yönelik yeni yaptırım sistemi oldu.
Rahvancıoğlu’nun önerisine göre:
- Bir iş yerinde kayıt dışı işçi çalıştırıldığı tespit edilirse patron sadece para cezası ödemekle kurtulamayacak.
- Tespit edilen işçi en az 1 yıl boyunca işten çıkarılamayacak.
- Patron bu süre boyunca işçinin maaşını ve sigorta primlerini eksiksiz yatırmak zorunda olacak.
Rahvancıoğlu bu sistemin, işçilerin denetim sırasında kaçmak yerine haklarını talep etmelerini sağlayacağını savundu.
Kreş, yemek ve ulaşım hakkı
Rahvancıoğlu ayrıca işyerlerinde sosyal hakların genişletilmesi gerektiğini belirterek şu önerileri dile getirdi:
- 20 ve üzeri çalışanı olan iş yerlerinde öğle yemeği verilmesi zorunlu olmalı.
- 50 ve üzeri çalışanı olan iş yerlerinde kreş hizmeti sağlanmalı.
- Aynı iş yerlerinde servis veya ulaşım desteği verilmesi yasal zorunluluk haline getirilmeli.
Rahvancıoğlu, bu uygulamaların birçok ülkede standart olduğunu belirterek KKTC’de ise çoğu zaman işverenin insiyatifine bırakıldığını söyledi.
Sigortada “rücu sistemi” önerisi
Rahvancıoğlu’nun önerileri arasında sosyal sigorta sisteminde değişiklik de yer aldı.
Önerilen modele göre:
- İşçi hastalandığında, doğum yaptığında veya iş kazası geçirdiğinde patron prim yatırmamış olsa bile Sosyal Sigortalar işçiye ödemeyi hemen yapacak.
- Devlet daha sonra bu ödemeyi faizi ve cezalarıyla birlikte işverenden tahsil edecek.
Rahvancıoğlu bu yöntemin işçilerin patronların ihmali nedeniyle mağdur olmasını engelleyeceğini söyledi.
Programda yapılan değerlendirmelerde, çalışma hayatına ilişkin bu düzenleme ve önerilerin hem ekonomik hem de sosyal açıdan geniş tartışmalar yaratabileceği ifade edilirken, Rahvancıoğlu emekçilerin haklarının korunması için yapısal reformların şart olduğunu vurguladı.










