Ana SayfaAna SayfaKTOEÖS: Sessiz Çoğunluğun Yükünü Taşıyor

KTOEÖS: Sessiz Çoğunluğun Yükünü Taşıyor

KTOEÖS’ün grevi sadece öğretmenlerin değil, örgütsüz bırakılmış bir toplumun sesi. Özel sektörde hak aramanın bile cesaret istediği bir düzende, kamu sendikaları halk adına direniyor. Bu kurumlara sahip çıkılmazsa, yarın sesimizi duyuracak kimse kalmayacak.

spot_imgspot_img
spot_imgspot_imgspot_imgspot_img
spot_imgspot_imgspot_imgspot_img
spot_imgspot_imgspot_imgspot_img
spot_imgspot_imgspot_imgspot_img
spot_img
spot_img
spot_img
spot_imgspot_imgspot_imgspot_img

Kuzey Kıbrıs’ta yıllardır süren tartışma, sadece bir sendikanın greviyle ilgili değil; toplumun örgütlü sesiyle örgütsüz sessizliği arasındaki derin farkla ilgilidir.
Kıbrıs Türk Orta Eğitim Öğretmenler Sendikası (KTOEÖS) yine hedefte. “Yine mi grev?” diyenlerin sesi her zamanki gibi yüksek çıkıyor.
Ama asıl soru şu: Bu sesin yerini kim alacak? Çünkü özel sektörde çalışan binlerce insan, kendi haklarını savunmak için bırakın greve gitmeyi, örgütlenmeye bile cesaret edemiyor.

KTOEÖS’ün savunduğu şey sadece öğretmenlerin maaşı değil. Bu mücadele, eğitimde laikliğin, liyakatin, kamu hizmetinin niteliğinin korunmasıyla ilgilidir.
Yani çocuklarımızın nasıl bir ülkede yetişeceğiyle ilgilidir.
Eğitim sistemine yön veren kararlar öğretmenlerin, velilerin veya toplumun görüşü alınmadan alınıyorsa; o zaman bu grev bir “hak arayışı” değil, bir “uyanış çağrısıdır.”

Özel sektörde çalışan birini düşünün: Her sabah işe gidiyor, fazla mesaiye kalıyor, çoğu zaman sigortasız, sendikasız, sesi duyulmuyor. Hak arasa işinden oluyor.
Bu insanlar toplumun büyük çoğunluğunu oluşturuyor. İşte KTOEÖS ve benzeri kamu sendikaları, tam da bu sessiz çoğunluğun yükünü taşıyor. Çünkü onlar örgütlü. Çünkü onlar “susarsak, her şey elimizden gider” diyor.

Bazı kesimler bu tür eylemleri “ayrıcalık” gibi görüyor.
Oysa sendikalar, halkın çıkarına olan kamusal yapıları ayakta tutmaya çalışıyor.
Elektrik kurumunda, hastanelerde, okullarda grev olduğunda rahatsız oluyoruz. Ama kimse sormuyor: O kurumlar halk için mi, rant için mi işliyor?
Bir sendika kamu yararını savunduğunda, dolaylı olarak hepimizin çıkarını koruyor. Çünkü o kurumlar çökerse, sıra halkın cebine, halkın haklarına geliyor.

KTOEÖS’ün yürüttüğü bu mücadele, sadece öğretmenlerin değil; çocuklarının geleceği için kaygı duyan herkesin meselesidir.
Bu bir “maaş” değil, bir “değer” mücadelesidir.
Eğer bugün bu tip kuruluşlara sahip çıkmazsak, yarın en temel haklarımız tehdit altında kaldığında sesimizi duyuracak kimse kalmaz.

Hükümetin görevi sendikaları susturmak değil, dinlemektir. Çünkü sendika susarsa, halk da susar.
Unutmayalım: KTOEÖS bugün bedel ödeyerek direniyorsa, yarın sessiz kalan herkes o bedeli kat kat ödeyecek.
Bu nedenle mesele bir sendika meselesi değil; demokrasinin son dayanaklarını koruma meselesidir.

Yapılması gereken açık:
Eğitimde, sağlıkta, enerjide, kamusal alanlarda halk adına söz söyleyen örgütlere destek vermek.
Çünkü destek verilmezse, o örgütler susturulur.
Onlar susturulursa, hepimiz sessiz kalırız.
Ve sessiz bir toplumda, hak da adalet de yalnızca birer kelimeye dönüşür.

İLGİLİ HABERLER

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

POPÜLER HABERLER

En Son Yorumlar