Kuzey Kıbrıs’ta asgari ücret tartışmaları her zam döneminde aynı döngüye giriyor. İşveren Sendikası çıkıyor, “bu zam özel sektörü batırır” mesajı veriyor, çalışanı ülkenin kamburu gibi göstermeye çalışıyor. Fakat kimse şu soruyu sormuyor: Bu ülkede asgari ücretle yaşayan biri, devletin sağlayamadığı hizmetler yüzünden zaten özel sektöre neden bu kadar mahkûm?
Kamu hizmetleri çöktüğü için halkın sırtına binen yükü konuşmadan asgari ücreti tartışmak, gerçeğin yarısını gizlemek demektir. Devlet onlarca yıldır, eğitimiyle, ulaştırmasıyla, sağlığıyla, barınma politikasıyla halkı adım adım özel sektöre itiyor. Sonra da dönüp “neden geçinemiyorsun?” diye soruyor.
Eğitim bunun en çarpıcı örneği. Okullar yarım gün çalışıyor, çocuklar öğleden sonra ortada kalıyor. Anne baba tam gün çalıştığı için mecburen özel etüt merkezlerine, ücretli kurslara yöneliyorlar. Bir ailenin ay sonunda ödediği para, asgari ücretin önemli bir kısmını götürüyor. Ancak İşveren Sendikası, eğitimdeki bu kamusal çöküşe dair tek bir açıklama yapmıyor. Çünkü bunu kabul etmek, asgari ücretlinin neden zam istediğinin en açık cevabı olur.
Ulaşımda durum daha da vahim. Toplu taşıma yok denecek kadar az. İşe gitmek için araç almak zorunlu. Araç almak masraf, benzini masraf, sigortası, servisi, vergisi ayrı masraf. Bu yükü asgari ücretli nasıl taşıyacak? İşveren Sendikası bunu bilmiyor mu? Elbette biliyor. Ama bu konular gündeme gelirse çalışanı suçlayan söylem çöker, o yüzden sessiz kalmayı tercih ediyorlar.
Sağlıkta yaşanan sıkıntılar ise herkesin malumu. Devlet hastaneleri kapasite olarak yetersiz, randevu almak büyük sorun. İnsanlar en basit rahatsızlıkta bile özel hastanelere gitmek zorunda kalıyor. Asgari ücretle yaşayan birinin özel hastaneye ayıracak parası mı var? Mecbur kalıyor. Çünkü devlet kendi yurttaşına temel sağlık güvencesini bile sağlayamıyor.
Kira meselesi ise bu tablonun en ağır noktası. Sterlin bazlı kiralar yıllık peşin fiyatlarla uçmuş durumda. Denetim yok, düzenleme yok, sınır yok. Bir ev sahibi ne isterse onu yazıyor. Asgari ücretlinin maaşı daha bankaya yatmadan eriyor. Peki İşveren Sendikası bu krize dair bir şey söyledi mi? Hayır. Çünkü kiraların bu kadar yüksek olması, çalışanların neden zam talep ettiğinin en güçlü kanıtı. Dolayısıyla görmezden gelmek işlerine geliyor.
Bütün bu tablo ortadayken İşveren Sendikası her asgari ücret döneminde çalışanı hedef gösteriyor. Sanki bu ülkede asgari ücretli, özel sektörün değil devletin politikalarının mağduru değilmiş gibi. Sanki geçinmekte zorlanan insanlar tembelmiş gibi. Sanki devletin çökerttiği bütün kamusal hizmetler yokmuş gibi.
Türkiye’de dahi en temel ihtiyaçlar için devletin sağladığı hizmetler KKTC’de özelleştirilmiş durumda. Eğitim özel, sağlık özel, ulaşım özel, barınma özel. Devlet vatandaşına “kendi başının çaresine bak” diyor. Bu düzenin faturası da en çok dar gelirliye, yani asgari ücretliye çıkıyor.
İşveren Sendikası bütün bunları bilmiyor olamaz. Biliyor ama konuşmuyor. Çünkü konuşursa, hedef aldığı insanların gerçek yaşam maliyetinin farkında olduğunu da kabul etmek zorunda kalacak. Bu yüzden her zam döneminde aynı ezberi tekrar ediyor: “Zam fazla.”
Gerçeğin tamamı şudur: Bu ülkede asgari ücret yüksek değildir. Kamusal hizmetlerin çökmesi nedeniyle yaşam maliyeti çok yüksektir. Halk özel sektöre mecbur bırakılmıştır. Asgari ücretlinin geçinememesinin sebebi çalışan değil, sistemdir. Ve bu sistemde en büyük sessiz ortaklardan biri, İşveren Sendikası’dır.
Asgari ücretliyi suçlayan değil, devletin sorumluluğunu sorgulayan bir sendika bu ülkenin geleceği için çok daha değerli olurdu. Ama bugün gördüğümüz tablo, çalışanı hedefe koyan, devlete tek kelime etmeyen, sosyal gerçeklikten kopmuş bir örgütlenmeden ibaret. Bu yüzden yaratılan her algı, gerçekliğin üzerini örtme çabasıdır. Bu halkın artık buna karnı toktur.
Devlet hizmet üretmediği sürece, asgari ücretlinin yükü hep artacak; hayat pahalılığı, kira baskısı ve özel sektör mecburiyeti bu ülkenin gerçeği olmaya devam edecektir. Bu koşullarda yapılan her “asgari ücret yüksek” açıklaması, ekonomik analiz değil, toplumu yanıltma girişimidir.










