EL-SEN Genel Başkanı Ahmet Tuğcu, ülke genelinde yaşanan uzun süreli elektrik kesintileriyle ilgili olarak KIB-TEK yönetimini sert bir dille eleştirdi,“Tek gerçek, yanlış yönetimdir. Sorunlar öngörülemedi, halk mağdur edildi.”
Ülke genelinde bugün yaşanan geniş çaplı elektrik kesintileri, vatandaşların tepkisine yol açtı. Elektrik Kurumu Çalışanları Sendikası (EL-SEN) Genel Başkanı Ahmet Tuğcu, Kanal T’de Damla Dabis’in sunduğu “İnce Ayar” programına konuk olarak yaşanan arızaları değerlendirdi.
Tuğcu, kesintilerin nedeninin teknik arızalardan çok kötü yönetim ve hazırlıksızlık olduğunu savundu.
“Tek gerçek, yanlış yönetim. Çiğ ve yağmurun ardından şebekelerde oluşan çamur nedeniyle arızalar meydana geliyor. Bir yıldır kullandığımız cam izolatörler ambarlarda yok. Tamir yapan arkadaşlarımız, KIB-TEK hurdalığından parça bulmaya çalışıyor,” dedi.
EL-SEN Başkanı, yalnızca bir direkte 22 adet izolatör bulunduğu ve arızalı olduğunu stok eksikliğinden dolayı ise büyük risk yarattığını belirtti.
Tuğcu elektrik kesintileri neden ile”Sabah saatlerinden beri birçok bölgede elektrik yok. Hayvancı, esnaf, eczacı mağdur edildi” bu kadar kötü bir yönetim olamaz”dedi.
Tuğcu, kurumun gerekli bakım ve önlemleri zamanında yapmadığını vurgulayarak şu sözlerle hükümete çağrıda bulundu:
“Bu önlemler güz döneminde alınmalıydı. Ben Başbakan’ın yerinde olsam, Bakanlar Kurulu’nu toplar, bu duruma sebep olanları görevden alırım. Bu bir sabotaj değil, kötü yönetimdir.”
Ahmet Tuğcu, sorunların kısa vadede çözülmeyeceği uyarısında da bulunarak,
“Bir yıldır söylüyoruz ama bir çare üretilemiyor. Elektrik gelecek ama aynı sorunlar yeniden yaşanacak,” dedi.
“Bugün itibarıyla yaklaşık 260 konteyner sınıf bulunuyor”
Eğitim alanındaki gelişmeleri değerlendiren Maviş, inşaat halindeki üç okulun — Şehit Yalçın İlkokulu, Dörtyol İlkokulu ve Necati Taşkın İlkokulu — tamamlandığını ancak genel tabloya bakıldığında sorunun büyüdüğünü ifade ederek, “Bugün itibarıyla yaklaşık 260 konteyner sınıf bulunuyor. Bu da okullardaki konteyner oranının yüzde 21’ine denk geliyor” dedi.
Maviş, bu konteyner sınıfların yarısında bile teknolojik donanım bulunmadığını vurgulayarak, “Sınıfların yüzde 55’inde akıllı tahta, yüzde 43’ünde ses sistemi yok. Yüzde 58’inde internet erişiminde sorun yaşanıyor. Eğitim Bakanı tüm okulların internete erişimi olduğunu söylemişti. Erişim hızı ve bölgesel imkanları düşündüğümüzde sağlıklı çalışan bir internet ağı olduğunu söyleyemeyiz” dedi.
“Rehber öğretmen ve özel eğitim öğretmeni eksikliği ciddi boyutta”
Maviş, hükümetin seçim öncesi “sürpriz şekilde” 40 geçici öğretmeni göreve başlattığını, ancak bunun yeterli olmadığını belirtti:
“Okulların yüzde 57’sinde psikolojik danışman, yüzde 47’sinde özel eğitim öğretmeni yok. Yeni bir seçim dönemini beklemeden bu atamaların yapılması gerekiyor”
Rehberlik hizmetlerinin önemine dikkat çeken Maviş, artan şiddet eğilimi ve davranış bozukluklarına karşı okullarda psikolojik destek birimlerinin güçlendirilmesi gerektiğini söyledi. Maviş, “Ailelerle çocuklar arasındaki ilişkiyi düzenleyen bir yasal mevzuat yok. Okul-aile sözleşmesi artık bir gereklilik. Psikolojik danışmanlık servislerinin okullara yerleştirilmesiyle sorunları minimize edebiliriz” dedi.
“Sınıflar kalabalık, öğretmen göz teması kuramıyor”
Okulların kalabalıklaştığını, bazı okullarda sınıf mevcutlarının 35’e kadar çıktığını belirten Maviş, bu durumun eğitimin kalitesini doğrudan etkilediğini ifade etti. Maviş, “Akran zorbalığına uğrayan, davranış problemi gösteren, Türkçe bilmeyen, özel gereksinimli veya istismara/ihmale uğramış çocuklar aynı sınıfta. Öğretmen bu kalabalıkta öğrencisiyle göz teması bile kuramıyor” dedi.
Ekonomik sıkıntıların özel okulları birçok aile için erişilemez hale getirdiğini vurgulayan Maviş, kamusal okullardaki yükün giderek arttığını söyledi.
“Fakirleşiyoruz, eğitim enflasyonu yüzde 55’e ulaştı”
KTÖS Genel Sekreteri, son verilerin ekonomik çöküşü gözler önüne serdiğini belirterek, “Bir yıllık enflasyon yüzde 36.33’e, son dört ayda pahalılık yüzde 16.01’e ulaştı. Eğitim enflasyonu ise yüzde 55’e vardı. Asgari ücretli bir çalışan, alım gücünde 7 bin 131 TL kayba uğradı” dedi.
“Denetim yok, kurumlar işlevsiz”
Maviş, yalnız eğitimde değil, kamu yönetiminin genelinde denetim eksikliğine dikkat çekerek, “Bu ülkede denetim diye bir şey kalmadı. Ne marketlerde ne okullarda yeterli denetim var. Yasalarda her şey yazıyor ama uygulama niyetinde sıkıntı var” dedi. Denetim eksikliğinin liyakat sorunuyla birleştiğini vurgulayan Maviş, bağımsız bir denetim kurulunun kurulması gerektiğini söyledi.
“Siyaset hesap veremiyor, eğitim plansız işliyor”
Maviş, siyasetin günü kurtaran yaklaşımlarından uzaklaşması gerektiğini ifade ederek, uzun vadeli bir eğitim ve kalkınma planı çağrısında bulundu:
“Bu ülkede eğitim hedefi belli değil. Nasıl bir vatandaş yetiştirmek istiyoruz, hangi meslek gruplarına ihtiyacımız var, kimse planlamıyor. Siyaset hesap vermiyor, umursamıyor. Toplum bedel ödüyor”
Maviş, Eğitim Bakanlığı’nın öğretmen atamalarında adaletsizlik yaptığını vurgulayarak şunları söyledi:
“190 rehber öğretmen adayının girdiği sınavdan sadece 1 kişi, 63 özel eğitimciden yine sadece 10 kişi başarılı sayıldı. Gençlerimizin emekleri, hayalleri çöpe atıldı”










