Lefkoşa’da sabah ve akşam saatlerinde birçok ana arterde yaşanan trafik yoğunluğu, başkentte günlük yaşamın en önemli sorunlarından biri haline gelmiş durumda.
LTB Başkanı Mehmet Harmancı da 1 Temmuz 2026 tarihli açıklamasında, özellikle mesai saatlerinde yaşanan trafik yoğunluğunu azaltacak ve otopark kapasitesini artıracak projeler üzerinde çalıştıklarını ifade etti.
Ancak trafik tartışmasının yalnızca yeni yollar, kavşak düzenlemeleri veya daha fazla otopark üzerinden yürütülmesi yeterli mi?
Başkent açısından temel tartışmalardan biri, özel otomobile bağımlılığı azaltabilecek düzenli, erişilebilir ve kent geneline yayılan bir toplu taşıma sisteminin geliştirilmesi.
Üstelik toplu taşıma belediyelerin tamamen dışında kalan bir alan değil. 51/1995 sayılı Belediyeler Yasası, belediyelere kendi sınırları içerisinde veya belediyeler arasında toplu taşıma sistemleri kurmak ve işletmek amacıyla ortaklık ya da kooperatif kurma veya bunlara katılma hakkı tanıyor. Aynı yasa, belediye hizmetlerinin yürütülmesi görevini de belediye başkanına veriyor.
Mehmet Harmancı’nın Lefkoşa Belediye Başkanlığı görevi 2014 yılına uzanıyor; LTB’nin 2014 tarihli resmi Belediye Meclisi kararlarında Harmancı belediye başkanı olarak yer alıyor.
Bu nedenle Harmancı yönetiminin uzun dönemli kent ulaşım politikası da kamuoyu açısından sorgulanabilir bir başlık oluşturuyor.
Burada sorumluluğun yalnızca LTB’ye ait olduğunu ileri sürmek ise doğru olmaz. Lefkoşa’daki ulaşım ve trafik meselesi belediye yanında merkezi yönetimin yetki ve politikalarını da ilgilendiren çok aktörlü bir alan.
Ancak bu durum, belediyenin kendi yetkileri kapsamında ortaya koyduğu ulaşım politikalarının ve bugüne kadar alınan önlemlerin yeterliliğinin tartışılmasına engel değil.
Harmancı’nın da kabul ettiği mesai saati trafik yoğunluğu ortadayken, başkent açısından asıl tartışılması gereken konu yalnızca araçların nereden geçeceği veya nereye park edeceği değil; insanların özel otomobil kullanmadan kent içinde ne ölçüde hareket edebildiği.
Lefkoşa’nın trafik sorununda artık yeni bir soru öne çıkıyor: Özel araç sayısını yönetmeye çalışmak yerine, özel araca olan bağımlılığı azaltacak kapsamlı bir ulaşım modeli ne zaman oluşturulacak?










