Ana SayfaAna SayfaKKTC bütçesi ne alemde?

KKTC bütçesi ne alemde?

Devletin kasası büyüyen açıkla daralıyor; istatistik kökenli Barçın veriye dayanırken, tıp kökenli Berova siyasi savunmaya sığınıyor. Rakamlar ise tercihlerden bağımsız konuşuyor.

spot_imgspot_img
spot_imgspot_imgspot_imgspot_img
spot_imgspot_imgspot_imgspot_img
spot_imgspot_imgspot_imgspot_img
spot_imgspot_imgspot_imgspot_img
spot_img
spot_img
spot_img
spot_imgspot_imgspot_imgspot_img

Kamu parası duyguyla değil, rakamla yönetilir. Son günlerde Meclis’te yaşanan Barçın–Berova tartışması tam da bunu gösteriyor. Bir taraf veriye işaret ediyor, diğer taraf siyasi söylemle karşı çıkıyor. Mesele, kimin haklı çıktığı değil; rakamların bize ne anlattığı.

CTP Lefkoşa Milletvekili Devrim Barçın, istatistik temelli eğitim geçmişiyle, bütçe rakamlarını okurken daha teknik bir yaklaşım ortaya koyuyor. 2026 bütçesinde açığın 25,7 milyar TL’ye çıkacağı ve geçen yıla göre yaklaşık yüzde 40 arttığı yönündeki tespiti, tabloyu ciddiye almamız gerektiğini gösteriyor. Bu, ekonomik koşullar düşünülünce sürpriz değil; asıl sorun açığın büyüklüğü.

Maliye Bakanı Özdemir Berova ise tıp kökenli bir isim. Borçlanmanın 11 milyar TL’nin altında kalacağını söyleyerek Barçın’ın tespitlerini küçümsüyor. Ancak bütçe açığı ve borçlanma aynı şey değil. Borçlanma tek başına gerçeği anlatmaz. Açığı anlamak için tüm gelir–gider kalemine bakmak gerekir. Bu açıdan Berova’nın açıklaması eksik kalıyor.

Barçın’ın yaklaşımı burada daha gerçekçi: Açık büyüdüğünde faiz yükü artar; faiz yükü artınca kamu hizmetleri pahalılaşır. Bunun bedelini devlet değil, yurttaş öder. Bu nedenle tartışma, teknik bir kavga değil; hepimizin cebini etkileyecek bir uyarı.

KKTC ekonomisi uzun süredir enflasyon ve borca dayalı bir döngüde. Gelirler kâğıt üzerinde artsa da, halkın cebinde aynı hızda büyümüyor. 2026 bütçesinde açığın yüzde 13–14 düzeyinde olması, uluslararası ölçütlere göre çok yüksek. AB ortalaması yüzde 3 civarında. Bu seviyeyi normalleştirmek sağlıklı değil.

Bu noktada Barçın’ın akademik geçmişi öne çıkıyor. Veriye dayalı konuşmak, tahmin değil; yöntem meselesidir. Tıp kökenli Berova’nın yorumlarının ise finansal veri titizliğinden uzak olduğu görülüyor. Küçük ekonomilerde bu fark büyük sonuç yaratır.

Bütçe gerçeği saklanamaz. Açık büyüyorsa, yük artar. Borcu yine yurttaş öder: daha yüksek fiyatlar, daha zayıf kamu hizmeti. Bu nedenle tartışmayı kişilere değil, verilere dayandırmak gerekiyor.

Özet şu:
Rakamlar siyaset dinlemez. KKTC bütçesi alarm veriyor.
Bu alarmı ciddiye almak, bugün değilse yarın hepimizin kapısını çalar.

İLGİLİ HABERLER

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

POPÜLER HABERLER

En Son Yorumlar