Ana SayfaYazarlarMuhammed İsmail BhuiyanÇalışma İzinleri, Yatay Geçiş ve Eşitsiz Ücret Düzeni

Çalışma İzinleri, Yatay Geçiş ve Eşitsiz Ücret Düzeni

spot_imgspot_img
spot_imgspot_imgspot_imgspot_img
spot_imgspot_imgspot_imgspot_img
spot_imgspot_imgspot_imgspot_img
spot_imgspot_imgspot_imgspot_img
spot_img
spot_img
spot_img
spot_imgspot_imgspot_imgspot_img

Kuzey Kıbrıs’ta Bangladeşli işçilerin en çok sıkıştığı alanlardan biri, çalışma izinleri ve yatay geçiş hakkıdır. Yeni kararnameyle birlikte yatay geçiş yalnızca inşaat, tarım ve hayvancılık sektörleriyle sınırlandırıldı. Üstelik süre altı aydan bir yıla çıkarıldı. Kağıt üzerinde hak genişletilmiş gibi görünse de, pratikte bu durum işsizliği ve kaçak oranını artırma riski taşıyor. Çünkü insanlar sektör değiştirmek istese bile elleri kolları bağlı kalıyor. Bizim talebimiz basit: eski haklarımızın iade edilmesi. Çalışma hayatının gerçekliği, kâğıt üzerindeki dar kalıplara sığdırılamaz.

Bir diğer sorun ise asgari ücret üzerinden yapılan kesinti. Yüzde 40’a varan bu düşük maaş uygulaması, yabancı işçileri ucuz bir emek gücüne dönüştürüyor. Bu yalnızca bizleri değil, yerli işçileri de etkiliyor. Çünkü işveren, daha düşük maliyetli yabancı işçiyi tercih ediyor; yerli işçiler işsiz kalma tehlikesiyle karşı karşıya bırakılıyor ya da daha düşük ücrete razı olmak zorunda kalıyor. Bu sistem, emeği değersizleştirirken toplumun tüm kesimlerini zorluyor. Bu nedenle kararın yeniden gözden geçirilmesi şarttır.

Kuzey Kıbrıs’ın en ağır işlerini bugün yabancı işçiler yapıyor. Ercan Havalimanı’nın inşaatında, Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nın duvarlarında, Meclis’in çatısında, hastane şantiyelerinde Bangladeşli ellerin izleri var. Oranlar net: bu alanlarda çalışanların yüzde 25–40’ı yabancı işçilerden oluşuyor. Yani emek ortada. Bu gerçeğin görmezden gelinmesi, yalnızca haksızlık değil, aynı zamanda toplumsal bir körlüktür.

Ancak görünür olan bu emek, adil koşullarla desteklenmiyor. Market fiyatları, kira bedelleri, yakıt masrafları herkes için aynı; ama yabancı işçilerin maaşları daha düşük. Eşitsizlik, rakamlara değil, hayatın en basit anlarına yansıyor. Sofraya koyulan ekmek eksiliyor, cebimizdeki para gün bitmeden tükeniyor. İş kazaları da cabası. Yalnızca 2024 yılında beş Bangladeşli işçi hayatını kaybetti. Bu ölümler sadece kader değil; işverenlerin, işçilerin ve Çalışma Dairesi’nin ortak sorumluluk almasıyla önlenebilir. Haklar ailelere ulaşmalı, kayıplar sessizce unutulmamalıdır.

Kısacası, mesele sadece izin belgeleri ya da maaş bordroları değil. Mesele, bu adada alın teri döken insanların emeğini insanca tanıyıp tanımamakla ilgilidir. Yabancı işçilerin sesi, kendi geleceğini kurma talebidir.

İLGİLİ HABERLER

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

POPÜLER HABERLER

En Son Yorumlar