Ana SayfaYazarlarElif EvrenselAl sana iletişim stratejisi!

Al sana iletişim stratejisi!

spot_imgspot_img
spot_imgspot_imgspot_imgspot_img
spot_imgspot_imgspot_imgspot_img
spot_imgspot_imgspot_imgspot_img
spot_imgspot_imgspot_imgspot_img
spot_img
spot_img
spot_img
spot_imgspot_imgspot_imgspot_img

Kıbrıs’ın kuzeyinde yaşayan herkes, bir noktada “bizden mi, onlardan mı” sorusuna maruz kalır. Aslında bu topraklarda kimsenin “onlardan” olmaya tahammülü yoktur; herkes bir şekilde “bizden” sayılmak ister. Ancak “biz” dediğimiz o dar çevre, her dönemde biraz daha küçülür. Sonra birbirini tanımayan, aynı sokakta büyüyüp farklı kimliklerle bölünmüş topluluklar kalır.

Son günlerde bir halay üzerinden koparılan fırtına, bunun en çıplak örneği. Bir bakan, yöresel bir etkinlikte halay çekti diye linç edildi. O da “ırkçı-faşist solcular” diyerek karşılık verdi. Taraflar belli, suçlamalar sert, ama asıl kaybeden gene toplumun birlikte yaşama kültürü. Çünkü mesele halay değil, mesele kimin oynadığı. Aynı hareketi farklı biri yapsa “renkli görüntüler” olurdu; oysa burada “utanmazlık” dendi.

Kıbrıs’ta “öteki” yaratmak kolaydır. Dünkü işçi bugün “yabancı”, dünkü komşu bugün “göçmen”, dünkü siyasi rakip bugün “vatan haini”. Üstelik bu dilin yalnızca bir tarafı yok. Sağ da, sol da kendi saflarına uymayanı dışarı atmakta ustalaştı. “Irkçılık” yalnızca yabancılara değil, aynı halkın içinde bile birbirine yönelmiş durumda. Kimin ne giydiği, hangi müziği dinlediği, hangi aksanla konuştuğu bile kimlik testi gibi görülüyor.

Oysa halay da, sirto da, tango da bu adanın parçası. Her biri farklı bir göçün, farklı bir acının, farklı bir neşenin hatırasını taşır. Kıbrıs’ın müziği gibi insanı da çok seslidir. Ama biz bu çok sesliliği zenginlik değil, tehdit olarak algılıyoruz. Bu yüzden toplumsal huzur, bir düğün davulunun ritminden daha kırılgan hale geldi.

Asıl ironi şu: Bu olay bir “iletişim stratejisi”nin, hem bireysel hem toplumsal düzeyde nasıl çöktüğünü gösterdi. Herkes kendi yankı odasında haklı, karşısındakini aşağılayarak konumunu sağlamlaştırıyor. Siyasetçiler zaman zaman oy devşirmek için bu öfkeyi besliyor, sosyal medya da buna sahne oluyor. Ama kimse fark etmiyor: Bu dil, ortak yaşamın temellerini sessizce kemiriyor.

Eğer bir strateji gerekiyorsa, o da şu olmalı: Kıbrıs’ın kuzeyinde herkesin, hangi şehirden, hangi memleketten, hangi inançtan geldiğine bakmadan, insan onuru üzerinden konuşabilmesi. “Halaya katıldı” diye birini hedef almak da, “ırkçı” diye tüm eleştirileri silmek de aynı kibirin farklı yüzleri. Toplumun gerçek özgüveni, farklılıkları yargılamadan kabul edebildiği anda başlar.

Al sana iletişim stratejisi: önce insanı anlamak, sonra konuşmak. Gerisi gürültü.

İLGİLİ HABERLER

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

POPÜLER HABERLER

En Son Yorumlar