Ana SayfaAna SayfaİDEOLOJİK KÖRLÜK VE DEMOKRASİ ÇIKMAZI

İDEOLOJİK KÖRLÜK VE DEMOKRASİ ÇIKMAZI

spot_imgspot_img
spot_imgspot_imgspot_imgspot_img
spot_imgspot_imgspot_imgspot_img
spot_imgspot_imgspot_imgspot_img
spot_imgspot_imgspot_imgspot_img
spot_img
spot_img
spot_img
spot_imgspot_imgspot_imgspot_img

Meselenin merkezinde ideolojinin kendisi değil, gerçeğin önüne geçmesi vardır.

Demokrasi yalnızca farklı fikirlerin varlığıyla değil; insanların kendi siyasi görüşlerine rağmen yanlışa yanlış, doğruya doğru diyebilmesiyle yaşar. Herkes yalnızca kendi mahallesinin kusurlarını örtüp karşı mahalleninkileri büyütüyorsa, fikir mücadelesi yerini aidiyet savaşına bırakır. İdeoloji dünyayı anlamlandıran bir çerçevedir; ancak bu çerçeve gözlüğe değil, göz bağına dönüştüğünde tehlike başlar.

Bir öneriyi, icraatı veya adayı niteliğiyle değil, sırf “sağ” ya da “sol” kökenli olduğu için değerlendirdiğimizde tartışılan şey artık fikir değil, kimliktir. Bu durum çifte standardı doğurur: “Bizimkiler” yaptığında gerekçe aradığımız şeyi “onlar” yaptığında suç sayıyorsak, savunduğumuz şey bir ilke değil, sadece kendi tarafımızdır. Şeffaflık, liyakat ve demokrasi yalnızca rakibe karşı istendiğinde birer değer olmaktan çıkar, siyasi sopaya dönüşür.

İdeolojik körlük tam burada demokrasiyi tıkar.
Siyasi partiler, seçmenin bu koşulsuz itaat refleksini hızla öğrenir. Tabanının kendisini sorgulamayacağını bilen yapılar değişme ihtiyacı hissetmez; başarısızlıklarını rakibe veya büyük siyasi davalara bağlar. Seçmen de hesap sormak yerine, diğer tarafın daha kötü olduğunu kanıtlamaya çalışır. Böylece siyasette başarı ölçüsü aşağı çekilir; “İyi yönettik mi?” sorusunun yerini, “Ötekilerden daha mı kötüyüz?” konforu alır.

Demokratik sistem sandıktan ibaret değildir; o sandığın arkasındaki hesap soran seçmenle çalışır. Seçmenin en ağır soruları muhaliflerine değil, oy verdiği kişilere sorabilmesi gerekir. Kendi partisinin hatasını görmezden gelen, kendi belediye başkanından hesap istemeyen bir toplumda demokratik denetim zayıflar.

Bu körlüğün testi çok basittir: Aynı olayı yapan kişinin siyasi kimliğini değiştirdiğimizde, bizim değerlendirmemiz de değişiyor mu? Değişiyorsa sorun olayda değil, bizdedir.

Demokrasi, insanın kendi tarafına karşı gösterebildiği cesarettir. Karşıtını eleştirmek kolaydır; asıl zor olan, haklı olduğunda rakibinin hakkını teslim etmek, yanlış yaptığında ise kendi desteklediğin insanın karşısına dikilebilmektir. Bunu yapamadığımız sürece tüm siyasi kliklerin söyleyecek çok sözü olabilir, ama demokrasinin ilerleyecek yolu kalmaz.

İLGİLİ HABERLER

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

POPÜLER HABERLER

En Son Yorumlar