Kıbrıs Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (KTMMOB) Makina Mühendisleri Odası, ülkedeki trafik ve araç güvenliğine ilişkin sorunlar çözüm beklerken, Motorlu Araç Satıcılar ve İthalatçılar Birliği Yasa Tasarısı’nın komisyonda öncelikli gündeme alınmasına tepki gösterdi.
Oda tarafından yayımlanan basın açıklamasında, araç güvenliğini sağlayacak somut yükümlülükler yerine ticari örgütlenmeyi öne çıkaran tasarının, trafikte can kayıplarının önlenmesine yönelik acil ihtiyaçlara cevap vermediği savunuldu.
“ÖLÜMLÜ ÇARPIŞMALARIN KÖK NEDENLERİ ARAŞTIRILMALI”
Ölümlü çarpışmaların kök nedenlerinin araştırılması gerektiği belirtilen açıklamada; ağır araçların teknik uygunluğu ve yük güvenliği, Takata hava yastıkları, emisyon denetimi, yolcu otobüslerinde yangın güvenliği, takograf, hız denetimi ve okul taşıtlarının güvenliği konularında daha önce sunulan önerilerin etkin ve bütünlüklü düzenlemelere dönüştürülmeyi beklediği kaydedildi.
Oda, yaklaşık iki hafta önce Başbakan’a sundukları trafik güvenliği brifinginde gerekli tedbirleri yeniden anlattıklarını belirterek, Başbakan’ın öneriler için teşekkür etmesine rağmen henüz somut bir adım atılmadığını ifade etti.
Açıklamada, bu öneriler için somut adım atılmazken ticari menfaatleri düzenleyen yasa tasarısına öncelik verilmesinin gerekçesinin açıklanması istenerek, “İnsan hayatı için bekletilen gündem, ticari menfaatler için nasıl açılmaktadır?” diye soruldu.
“TRAFİK GÜVENLİĞİ ERTELENEBİLİR BİR TEKNİK AYRINTI DEĞİLDİR”
Dağ Yolu’ndaki öğrenci otobüsü faciası, ağır araçların karıştığı çarpışmalar ve Ali Osman Bayram’ın Takata hava yastığı nedeniyle ölümü hatırlatılan açıklamada, güvenlik tedbirlerinin ertelenmesinin ağır sonuçlar doğurduğu savunuldu.
“Trafik güvenliği ertelenebilir bir teknik ayrıntı değildir” denilen açıklamada, bilinen riskler karşısında geciken her tedbirin insanları önlenebilir tehlikelere açık bıraktığı ifade edildi.
A.E. 662 kapsamında gündeme getirilen ağır araçların uygunluğu ve yük güvenliği sorunlarının çözülmesi gerektiği belirtilen açıklamada, motor ve şasi tahrifatını önleyen, araç geçmişini doğrulayan ve muayeneyi güvenilir kılan denetimlerin güçlendirilmesi istendi.
Güvenliği doğrulanmamış yaşlı veya ağır hasarlı araçların ithalatına kolaylık sağlanmasının kabul edilemeyeceği kaydedilen açıklamada, ithalattan trafikte kullanıma kadar güvenlik şartlarının, denetim yetkilerinin ve sorumlulukların açık şekilde belirlenmesi gerektiği vurgulandı.
“TİCARİ TALEPLER KAPSAMLI DEĞERLENDİRMEDEN YASAMA GÜNDEMİNE TAŞINMAMALI”
Sektör temsilcilerinin görüş ve öneri sunabileceği, ancak bunları kamu yararına uygun kurallara dönüştürme sorumluluğunun yetkili kamu makamlarına ait olduğu belirtilen açıklamada, ticari taleplerin kapsamlı teknik ve hukuki değerlendirmeden geçirilmeden yasama gündemine taşınmaması gerektiği ifade edildi.
Alınan paydaş görüşlerinin ve bu görüşlerin nasıl değerlendirildiğinin açıklanması da istendi.
Muhalefetten daha dikkatli ve etkili denetim beklediklerini belirten Makina Mühendisleri Odası, güvenlik eksikliklerinin ve hukuki çekincelerin sorgulanmasını, ilgili tarafların ortak değerlendirmesinin istenmesini ve insan hayatını koruyacak düzenlemelerin takipçisi olunmasını istedi.
“TASARI SEKTÖRDEKİ İŞLETMELERİN İTİBARINI DA ZELİYOR”
Açıklamada, söz konusu tasarının sektördeki işletmelerin itibarını da zedelediği savunularak, ülkenin ihtiyacının ithalatçıların, bayilerin, satıcıların, servislerin ve kamu kurumlarının güvenlik sorumluluklarını belirleyen; tüketiciyi koruyan, bağımsız teknik denetimi ve rekabeti güvence altına alan bir düzenleme olduğu belirtildi.
Bu şartlar sağlanmadan ticari korumacılığın öne çıkarılmasının Motorlu Araç Satıcılar ve İthalatçılar Birliği (MASİB) açısından da kalıcı bir çözüm olmadığı ifade edildi.
Makina Mühendisleri Odası, tasarının mevcut haliyle komisyonda görüşülmesini uygun bulanların “kamu yararı ve sorumluluk sınavında sınıfta kaldığını” savundu.
“TÜM YASAL YOLLARI KULLANACAĞIZ”
Tasarının mevcut haliyle yasalaşmasını önlemek için tüm yasal yolların kullanılacağı belirtilen açıklamada, Cumhurbaşkanı’na gerekçeli rapor sunulacağı kaydedildi.
Tasarının gündeme taşınmasında rol alanların tutumlarının, kullanılan oyların ve gerekçelerin kayıt altına alınarak kamuoyuyla paylaşılacağı da ifade edildi.
Açıklama, “İnsan hayatını bekleten, ticari korumacılığı öne alan bu anlayışı kabul etmiyoruz” ifadeleriyle sona erdi.
Kaynak : Kıbrıs Postası










