Ana SayfaAna SayfaHukuk Hilesiyle Büyük Vurgun: Yabancı Uyruklu Emekçilerden Çalınacak 2.7 Milyar Lira Kimin...

Hukuk Hilesiyle Büyük Vurgun: Yabancı Uyruklu Emekçilerden Çalınacak 2.7 Milyar Lira Kimin Cebine Girecek?

Kıbrıs’ın kuzeyinde adalet, bir gece yarısı operasyonuyla daha can çekişmeye terk edildi. Tarih 30 Ocak 2026. Yer, Resmi Gazete sayfaları... Hükümet, toplumun geniş kesimlerinin uyuduğu bir saatte, 7/2026 sayılı Yasa Gücünde Kararnameyi sessiz sedasız yürürlüğe koydu. Ne bir bakan açıklama yaptı, ne de sözde muhalefet bu büyük soygunu ağzına sakız etti. Çünkü kurbanlar belliydi: Oy hakkı olmayan, sesi çıkmayan, sahipsiz bırakılan üçüncü ülke vatandaşı emekçiler!

spot_imgspot_img
spot_imgspot_imgspot_imgspot_img
spot_imgspot_imgspot_imgspot_img
spot_imgspot_imgspot_imgspot_img
spot_imgspot_imgspot_imgspot_img
spot_img
spot_img
spot_img
spot_imgspot_imgspot_imgspot_img

Kıbrıs’ın kuzeyinde adalet, bir gece yarısı operasyonuyla daha can çekişmeye terk edildi. Tarih 30 Ocak 2026. Yer, Resmi Gazete sayfaları… Hükümet, toplumun geniş kesimlerinin uyuduğu bir saatte, 7/2026 sayılı Yasa Gücünde Kararnameyi sessiz sedasız yürürlüğe koydu. Ne bir bakan açıklama yaptı, ne de sözde muhalefet bu büyük soygunu ağzına sakız etti. Çünkü kurbanlar belliydi: Oy hakkı olmayan, sesi çıkmayan, sahipsiz bırakılan üçüncü ülke vatandaşı emekçiler!

Hukukun Arkasından Dolanmanın 48 Saatlik Kronolojisi

Mesele sıradan bir “ekonomik düzenleme” değil, yargıya çekilmiş açık bir resttir. Hatırlayalım; Anayasa Mahkemesi, bu kararnameden sadece iki gün önce, yabancı işçilerin maaşlarından kesinti yapılmasını öngören başka bir düzenlemeye “ayrımcılık yapılamaz” diyerek ara emri vermiş ve durdurmuştu.

Hukuk devleti ilkesini hiçe sayan hükümet, mahkemenin ön kapıdan kovduğu bu ayrımcılığı, 48 saat sonra arka kapıdan “sigorta primi” kılıfıyla içeri soktu. Mahkeme kararındaki o meşhur ifadeyi; “KKTC vatandaşı olmayan veya KKTC ile Sosyal Güvenlik anlaşması bulunan ülke vatandaşı olmayan kişiler” ibaresini kopyalayıp bu kez sigorta sisteminin kalbine sapladılar. Bu, yargı bağımsızlığına indirilmiş ağır bir darbedir!

Matematik Yalan Söylemez: Sofradan Çalınan 2.879 TL!

Hükümetin “teknik düzenleme” dediği şeyin meali şudur: Devlet, elini işçinin cebine sokmuştur. Kararnameden önce, kökeni ne olursa olsun devlet tüm işçilere %6 oranında prim katkısı ödüyordu. Artık üçüncü uyruklular için bu katkı %1,25’e düşürüldü.

Aradaki fark mı? O artık devletin değil, bizzat işçinin sırtında! İşte bu insafsızlığın asgari ücretli bir çalışana maliyeti:

Kalem

Kararname Öncesi

7/2026 Sayılı Kararname Sonrası

Devlet Katkısı

%6

%1,25

İşçi (Sigortalı) Kesintisi

%8,25

%13

Net Maaş Kaybı

0 TL

2.879,36 TL

 

Devlet, asgari ücret üzerinden her bir işçiden ayda 2.879,36 TL tasarruf ediyor. Bu rakam, o işçinin bir aylık mutfak masrafı, belki de kirasının yarısıdır!

2,7 Milyar Liralık “Sessiz” Hasılat

Rakamların büyüklüğü, bu operasyonun neden bu kadar iştahla yapıldığını kanıtlıyor. KKTC’de çalışan yaklaşık 80 bin üçüncü ülke vatandaşının cebinden her ay toplam 230 Milyon 348 Bin 400 TL çekiliyor.

Bu soygunun yıllık bilançosu ise dudak uçuklatıyor: 2 Milyar 764 Milyon 180 Bin 800 TL!

Kendi Ayağına Sıkmak: Kayıt Dışılık ve Ekonomik İntihar

Bu kararnamenin atlanan en tehlikeli boyutu, ekonomiyi kayıt dışılığa (kaçak işçiliğe) itmesidir.

  • İşçi İçin: Maaşı kuşa dönen işçi, sigortasız çalışıp o parayı cebine koymayı “hayatta kalma yolu” olarak görecektir.
  • İşveren İçin: Kalifiye personelini elinde tutamayan turizm, inşaat ve hizmet sektörü çökecektir.
  • Piyasa İçin: Piyasadan her ay çekilen 230 Milyon TL, bakkala, manavda ve yerel esnafta harcanmayacaktır. Devlet, esnafın rızkını kendi kasasına hapsetmiştir.

Bu Kötülüğün Genetiği Tanıdık: CTP’den UBP’ye Sömürü Mirası

Bu ayrımcılık ruhu gökten zembille inmedi. Bugünün “teknik uzmanlarına” ilham veren o kirli temel, daha önce üçüncü uyrukluları İhtiyat Sandığı hakkından ve emekli ikramiyesinden mahrum bırakan CTP uygulamasından geliyor. Önce geleceğe dair birikimlerini gasp ettiler, şimdi de bugünkü ekmeklerine göz diktiler. Sağ-sol fark etmeksizin emekçinin sırtına basan bu zihniyet, modern köleliği yasallaştırmıştır.

Uluslararası Bir Suç: ILO ve Eşitlik İlkesi

KKTC Anayasası’nın 1. (Sosyal Devlet) ve 8. (Eşitlik) maddelerini çiğnemekle kalmayan bu düzenleme, Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) prensiplerine de aykırıdır. Aynı işi yapan iki insan arasında sadece “pasaport” farkı nedeniyle bu kadar devasa bir mali uçurum yaratmak, uygar dünyada “ırkçılık” olarak tanımlanır.

Sonuç: Emeği Bölmek, Herkesi Hedef Yapmaktır!

Irkçılık ve ayrımcılıkla emekçilerin vatandaş/yabancı diye bölünmesi, en çok bu ülkenin kendi vatandaşlarını vuracaktır. Çünkü bir kez “eşitlik” ilkesi delindiğinde, yarın sıranın kime geleceği tamamen iktidarın keyfine kalmıştır.

Bugün üçüncü uyruklular için “Devlet Yok”; onlar kendi başlarının çaresine bakmaya itilmiştir. Ancak unutulmamalıdır ki; adaletin olmadığı bir yerde devlet sadece bir tahsilat dairesine dönüşür. Bu kötülüğe karşı durmak sadece bir insanlık görevi değil, kendi geleceğimiz için son çıkıştır!

Özel Teşekkür: Bu sessiz sedasız yürütülen, hukukun arkasından dolanarak emekçinin ekmeğine göz diken operasyonu fark eden, tüm teknik detaylarıyla gün yüzüne çıkarıp kamuoyunun gündemine taşıyan Bağımsızlık Yolu’ndan Münür Rahvancıoğlu’na teşekkürü bir borç biliriz. Siyasetin sustuğu, muhalefetin görmezden geldiği bir noktada, emeğin ve adaletin yanında duran bu dikkatli ve cesur bilgilendirme, toplumsal farkındalık için hayati bir adımdır.

Kaynaklar:

  • KKTC Resmi Gazete, 30 Ocak 2026, Sayı 18, 7/2026 Sayılı YGK.
  • KKTC Anayasası Madde 1, 8 ve 54.
  • Anayasa Mahkemesi Ocak 2026 Ara Emri Kararı.
  • ILO (Uluslararası Çalışma Örgütü) Ücretlerin Korunması Sözleşmesi.
İLGİLİ HABERLER

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

POPÜLER HABERLER

En Son Yorumlar